Moda 3.0: dinleyen bir gömlek

Londra merkezli CuteCircuit markası, akıllı modanın öncüsü olarak kabul ediliyor. SoundShirt'leri ile tasarımcılar giysilerin geleceğini belirliyor.

13.01.2022 Metin: Nadine Kaminski  Fotoğraf ve Video: CuteCircuit’in İzniyle Okuma süresi: 6 min

Hayatlarımızı gerçek anlamda iyileştiren moda icat etmek: Londra teknoloji-moda markası CuteCircuit'in yol gösterici ilkesi, çığır açıcı olduğu kadar basit de. CuteCircuit'in yaratıcı kurucuları Francesca Rosella ve Ryan Genz'in en son dahiyane fikirleri doğrultusunda hayata geçirilen SoundShirt — dokuma mikro teknoloji ve özel olarak geliştirilmiş yazılım kullanılarak müziğin vücutta titreşim ve dokunuş olarak hissedilmesini sağlayan yumuşak, hafif bir giysi. Francesca ve Ryan ilk versiyonlarını, Junge Symphoniker Hamburg Orchestra için tasarladı. Francesca şöyle diyor: "Dört yıl önce orkestra çalışanları bizimle iletişim kurdu. Yaptıkları müziğe işitme engellilerin de bir şekilde erişebilmesi için icatlarımızdan biri olan HugShirt'i kullanmak istediler". Francesca ve Ryan, bu gömleği 2001 yılında İtalya'daki Etkileşim Tasarım Enstitüsü Ivrea'daki yüksek lisans programının bir parçası olarak geliştirmişlerdi. Ortak bir şirket kurma yolundaki ilk kıvılcımı çakan bu giysi, o zamandan bu yana sürekli olarak geliştirildi. Bugün hala olağanüstü olarak nitelendirilen fikir ve ürün birçok ödül kazandı. Vücuda uyacak şekilde tasarlanmış ve iletken malzemeden üretilmiş gömlek, bir kucaklama hissi yaşatıyor ve üstelik artık uygulama aracılığıyla da kontrol edilebiliyor.

Ses, dokunuş oluyor

Francesca, SoundShirt'in bu fikrin daha gelişmiş bir versiyonu olduğunu söylüyor. "Bir konserde şöyle çalışıyor: yöneltmeli mikrofonlar her enstrümanı ayrı ayrı algılıyor, ses sayısallaştırılıyor ve yazılımımıza aktarılıyor. Özel olan şeyse, gömleğin farklı bölgelerini orkestranın farklı bölümleriyle ilişkilendirmiş olmamız. Yaylı çalgıları kollarınızda hissedebilirsiniz; mesela birinci kemanı omzunuzda, çelloyu kolunuzun ön kısmında. Belinizin sağında ve solunda ahşap nefesli sazları; sırtınızda ve vücudunuzun orta kısmında davulları ve pirinç enstrümanları hissedebilirsiniz.” İşitme engelliler için olduğu kadar genel izleyici kitlesi için de benzersiz bir deneyim: Canlı bir konserde çalınan yapıtlar ve kalabalığın verdiği duygu, hayal bile edilemeyecek bir yoğunlukta deneyimlenir. İlk kullanıcıların coşkulu geri bildirimlerinden cesaret alan CuteCircuit, deneyimi daha da çeşitli hale getirmeyi başardı: Orijinalinde 16 adet çalıştırma alanı bulunurken, şu anda giysi üzerinde dağıtılmış halde tam 30 adet alan bulunuyor. Bu bağımsız alanlar içindeki üç tip mikro motor, farklı yoğunlukta deneyimler sağlıyor.

 

Tasarım ekibi için gömleğin içindeki teknolojiyi, hissetmeniz gereken ana kadar hissetmemeniz son derece önemli. "Tüm tasarımlarımız kablosuz. Onların elektrikli araç değil birer kıyafet gibi hissedilmesini istiyoruz.” Minik işlemciler, piller ve iletken halkalar o kadar ince ve esnek ki, iletken ve akıllı olan kumaşa sorunsuz bir şekilde yerleştirilebiliyorlar. Bunu gerçekleştirmeden önce Ryan ve Francesca, tedarikçilerle bazı sinir bozucu deneyimlerden geçmek zorunda kaldılar - teknoloji tedarikçilerine verdikleri siparişlerin sonucunda ellerine, hayal ettikleri şeyle hiçbir ilgisi olmayan hantal, keskin kenarlı bileşenler geçmişti. Sonunda kültürel antropoloji mezunu, web ve arayüz tasarımcısı olan Ryan usanmıştı ve devreleri kendi tasarlamayı öğrendi. Sonunda ortaya, bugün Chicago Bilim ve Endüstri Müzesi'nde yerini alan ilk kalp şeklinde, gofret inceliğinde numune çıktı. Francesca, "İsmimiz buradan geliyor" diye açıklıyor.

2020: SoundShirt günlük hayatın içinde

Son derece özel bir amaç için üretilmiş, teknoloji harikası bir ürün, şimdi yavaş yavaş herkes için akıllı bir moda parçası haline geliyor. CuteCircuit web sitesinde SoundShirt için ön sipariş verebilirsiniz; yeni bir kontrol uygulaması, tüm hızıyla geliştirilmeye devam ediyor. Uygulamaya entegre bir müzik çalar olacak: Kendi müzik listenizden bir şarkı seçiyorsunuz, ardından CuteCircuit yazılımının algoritması parçanın verilerini okuyor, analiz ediyor, tekli frekanslara bölüyor ve gömleğin farklı bölgelerine dağıtıyor. Algoritmanın çalışma şeklini, görselleştirme arayüzü aracılığıyla izleyebiliyorsunuz. Sonuçta müzik akıllı telefondan geliyor olsa bile, tıpkı konser salonundaki orijinal yazılım gibi çok boyutlu bir işitme ve hissetme deneyimi yaşanıyor. Francesca ve Ryan, uygulamanın önümüzdeki birkaç ay içinde kullanıma sunulacağını umuyor. Ryan, "Gömlekler, oyun ve e-spor sektöründe şimdiden çok talep görüyor" diyor.

Bağlı olduğunu hissetmek istiyorsun. Ve biz, modaya bu ilkeyi, bu olasılığı sokuyoruz.”

Ryan Genz

CuteCircuit kült bir marka haline gelmeyi nasıl başardı?

Tasarımcılar SoundShirt ile ilgi çekmeye başlamadan önce, CuteCircuit medyada sık sık görünmeye başlamıştı. Şirketin uzmanlık alanı; Özel Tasarım Akıllı Moda. CuteCircuit tasarımları dünya çapında tasarım ve teknoloji müzelerinde sergileniyor, ayrıca Chanel ile bir tasarım için iş birliği yapılmış. Buna ek olarak, şirket Katy Perry ve U2 gibi dünya yıldızları için oldukça beğenilen özel sipariş parçalar tasarladı. "U2 bize geldi çünkü 60.000 kişilik seyircinin tümünü, en arka sıraya kadar konser deneyimine dahil etmenin bir yolunu arıyordu. Bu nedenle, aydınlatılabilir ceketler tasarladık ve ardından hareket halindeki sahneyle bağlantılı olarak dokuma mikro LED'leri canlandırdık. Bir keresinde müzisyenler büyük, konik bir ekrandan sahneye ışınlanmış gibi görünüyordu. Kalabalıktan büyük bir hayret çığlığı duyuldu" diye anımsıyor konseri sahne arkasından izleyen Francesca.

 

ABD'li megastar Katy Perry ile yaptığımız iş birliği biraz daha farklıydı: Francesca; "Katy, tasarımlarımızdan biri olan 'Galaxy Dress' adlı ışıklı özel tasarım bir elbiseyi Bilim ve Endüstri Müzesi'nde görmüş ve onu Met Gala'da giymek istemişti," diyor. “Etkileyici bir işti çünkü New York Metropolitan Sanat Müzesi'nde her yıl düzenlenen bu balo, dünyanın en abartılı moda etkinliği olarak kabul ediliyor. Orijinal Galaxy Dress'i üretmemiz altı ayımızı almıştı, bu yüzden ne yazık ki onun istediği şeyi tam olarak yerine getiremedik. Ama birkaç gün içinde ona özel başka bir tasarım yaptık ve bunu bizzat New York'taki otel odasında kendisine teslim ettik. Galadan sonra Londra'da havaalanına döndüğümüzde elbisemizin tüm manşetlerde göklere çıkarıldığını gördük. Mükemmel bir andı.”

 

Tasarımcılar farklı teknolojiler ve akıllı kumaşlar kullanıyor. Ancak kullanmayı en sevdikleri ve imza niteliği taşıyan araçları, mikro LED'ler. Ryan, "Özel bir LED kumaş tasarladık, buna Büyülü Kumaş diyoruz" diye açıklıyor. "Bu kumaş herhangi bir renk, herhangi bir hareket, herhangi bir şekil yaratmak için kullanılabiliyor. Giysilerimizi portatif tuvallere dönüştürüyor. Mikro LED'lerimiz kağıt kadar ince. Esneklik ve yumuşaklık özelliğini koruyan kumaşa tabaka halinde yerleştiriliyorlar. Bu teknolojinin patenti bize ait. Mikro teknolojiyi giysilere eklemenin yepyeni bir yolu.”

Mikro LED'lerin yardımıyla her renk, her hareket, her şekil oluşturulabiliyor. Moda parçalarını giyilebilir ekranlara dönüştürüyor.
Mikro LED'lerin yardımıyla her renk, her hareket, her şekil oluşturulabiliyor. Moda parçalarını giyilebilir ekranlara dönüştürüyor.

Bağlantı: modanın geleceği

HugShirt, SoundShirt, akıllı özel tasarımlar ve süper starlarla yapılan iş birlikleri sayesinde tasarımcı ikili, son 15 yılda oldukça mesafe kat ederek dönüm noktalarına imza attılar. Geleceğin modasını nasıl hayal ediyorlar? Etkileşim tasarımına geçmeden önce özel tasarım markalar ve büyük moda şirketleri için çalışmış olan Francesca, çok kesin bir tablo çiziyor: "Artık yanınızda taşımanız gereken tüm teknik aletler, sensörleri ve işlemcileriyle birlikte giysilerimizin iplikleri içinde gözden kaybolacak. Neyi açıp kapatacağımıza kendimiz karar vereceğiz ama mobil teknoloji ve sosyal medya gardırobumuzun bir parçası olmaya devam edecek.”

 

Akıllı modayı geleceğin modası haline getirebilecek bir diğer önemli unsur ise sürdürülebilirliği. Francesca: "Artık konu kitle tüketimi değil, her zamankinden daha yüksek kalite ve her zamankinden daha fazla olasılık olacak. İnsanlar artık yeni bir giysi değil, yeni animasyonlar ve tasarımlara sahip yazılım güncellemeleri üretecek ve/veya satın alacak. Biz giysilerimize şimdiden ömür boyu garanti veriyoruz. Çünkü şunu biliyoruz: Her zaman tamir edilebilir, geri dönüştürülebilir veya güncellenebilirler.”

 

Ryan ek olarak şunları söylüyor: "Birçok insan hala modanın tüketici ilkesi ile teknolojinin tüketici ilkesinin birbiriyle çeliştiğini düşünüyor. Bugün bir telefon satın aldığınızda, sizin on yıl öncesine kıyasla daha gelişmiş bir şekilde arkadaşlarınızla ve ailenizle bağlantı kurmanızı sağlamasını bekliyorsunuz. Bu, yakınımızda olan ve yaşam tarzımızı tanımlayan tüm ürünler için geçerli. Yüksek kaliteye sahip yeni bir otomobil aldığınızda, öncekinden daha farklı ve daha iyi özelliklere sahip olmasını bekliyorsunuz. Gelecekte, giderek daha sofistike hale gelen ürünlerin çok daha ileri, daha hızlı, daha gelişmiş olması hakkında daha az şey konuşulacak. Ve kesinlikle yüce bir amaca hizmet etmeyen inovasyon hakkında da. Bunun nedeni, insanların yaşamlarıyla ilgili giderek daha yüksek talepler içine girmeleri. Bağlı olduğunu hissetmek istiyor. Ve biz modaya bu ilkeyi, bu olasılığı sokuyoruz.”

Moda, kumaşlar ve mobilitenin geleceği

Audi Color & Trim Tasarımcısı Simona Falcinella'nın katkısı: Otomobiller, bizi sadece taşımakla kalmayıp, aynı zamanda bizi aracın içindeki cihazlarımızla, İnternet aracılığıyla dış dünyayla ve çeşitli sensörler aracılığıyla yakın çevremizle mükemmel bir şekilde birbirine bağlayan, son derece uyarlanabilir yüksek teknoloji ürünleri. Araçlarımızın içi, araç ile yolcusu arasında ağ kurma görevi görüyor. Tasarımın güzel olması dışında, her ögenin belirli bir işleve sahip olduğu fiziksel bir etkileşim yeri. Yüzeylerin hissettirdikleri burada çok önemli. Dokunulduğunda hoş bir his vermeli, nefes alabilir ve dayanıklı olmalı, her sürüş durumunda hakimiyet hissi ve konfor sağlamalı. Bununla birlikte iç mekanlarımızda kullanılan malzeme seçimi, sadece görünür estetik yüzeyler ve yüzey kaplamaları açısından önem taşımıyor: Her malzemenin üst katmanı altında; mümkün olan en iyi performansı elde etmeyi amaçlayan özel bir yapı ve mantıklı, akıllı bir tasarım süreci yatıyor. Malzemelerimiz, etkileyici ve estetik bir tasarım mesajıyla bütünleşmiş yapısal ve işlevsel açıdan güçlü bir temele sahip. Yakından bağlantılı olan tasarım, moda, trendler ve toplum sürekli olarak birbirini etkiliyor. İlham ve fikir almak için moda ve tasarım trendlerini dikkatle izliyoruz. Daha sonra bu fikirler üzerinde uzun uzun düşünerek onları bir süzgeçten geçiriyor, saf bir Audi tasarım diline, karakteristik Audi renk ve malzeme koduna dönüştürüyoruz. Bu şekilde güncel, özgün ve geleceğe her daim hazır oluyoruz.

Ülkenizdeki yeni Audi teknolojileri hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ülkenizdeki yeni Audi teknolojileri hakkında daha fazla bilgi edinin.

Elektrikli tahrik sistemleri gibi yeni teknolojiler de otomotiv tasarımında yeni ufuklar açıyor. Audi'de, sürdürülebilir malzemeler ve üretim teknikleriyle premium mobilitenin geleceğini yaratıyor ve tasarlıyoruz. Ülkenizdeki en yeni elektrikli Audi modellerini keşfedin.

Daha fazla bilgi

Audi e-tron Sportback: Ortalama güç tüketimi*: 24–20,9 kWh/100km (NEDC); 25,9–21,1 kWh/100km (WLTP)Ortalama CO₂ emisyonu*: 0 g/km

Audi e-tron Sportback: Ortalama güç tüketimi*: 24–20,9 kWh/100km (NEDC); 25,9–21,1 kWh/100km (WLTP)Ortalama CO₂ emisyonu*: 0 g/km