Tasarımla sürdürülebilir

İngiliz moda tasarımcısı Stella McCartney'in, Audi e-tron GT quattro ve Audi RS e-tron GT'nin lansmanında bir rolü var. Neler yaptığını dinlemenin ve sürdürülebilirlik hikayesini duymanın zamanı geldi.

Metin: Angus Frazer- Fotoğraf: Jules Esick - Video: Nadia Hallgren Okuma süresi: 6 min

Audi e-tron GT quattro: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 19,6–18,8 (NEDC) | 21,8–19,9 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

Audi RS e-tron GT: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 20,2–19,3 (NEDC) | 22,6–20,6 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

Audi e-tron GT quattro: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 19,6–18,8 (NEDC) | 21,8–19,9 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

Audi RS e-tron GT: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 20,2–19,3 (NEDC) | 22,6–20,6 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

Stella McCartney

Stella McCartney'nin Londra stüdyosu, güzel şeylerle dolu bir hazine sandığı gibi. Her yer muhteşem kumaşlar, göz alıcı elbiseler, harikulade spor ayakkabılar, ışıltılı aksesuarlar ve uğrunda ölünecek çantalar ile dolu. Antiseptik jelin ve sürekli el yıkamanın hayatımıza girdiği bu günlerde en ufak bir izin ihtişamını gölgeleme korkusuyla herhangi bir şeye dokunmaktan çekiniyor insan.

 

Elbette McCartney'nin böyle bir endişesi yok; fotoğrafı çekilen model Dahan'ın elbisesi, çantası ve saçında küçük oynamalar yapmak için araya giriyor ve çekim sırasında sık sık Dahan'ın rahat olup olmadığını kontrol ediyor. McCartney ile sadece biraz zaman geçirmeniz yeterli; adını taşıyan moda evinin tüm detaylarıyla ne kadar yakından ilgilendiğini hemen anlıyorsunuz. Ve sadece A/W 21 koleksiyonu lansmanının programa uygun olmasını sağlamaya çalışmasından bahsetmiyoruz. Operasyonun her yönü hakkında derinlemesine bilgi sahibi, böylece hem hayatının hem de şirketinin temelini oluşturan iki sütun, yani yaratıcılık ve sürdürülebilirlik sapasağlam yere basıyor. Kendine göre, bu değerlerle büyüdüğü için çok şanslı. Bu değerler dünyaca ünlü ebeveynleri, fotoğrafçı ve hayvan aktivisti Linda ve müzisyen Sir Paul McCartney için çok önemliydi.

"

Genç yaratıcıları şirketinize çekmek için sürdürülebilirlik şart"

Stella McCartney

“Süper bilinçli bir ailede büyüdüğüm için kendimi çok ayrıcalıklı hissediyorum” diyor. “Çok seyahat ederdik ve çevremizdeki her yerde yaratıcılığımızı kullanırdık. Organik bir çiftlikte vejetaryen olarak büyüdüm. Ailem doğayı seçti ve tamamen modası geçmişken dünyaya apayrı bir perspektiften bakmayı seçti.” Kuşkusuz büyük bir ayrıcalığa sahip bir yaşam olsa da 1970'lerde pek çok insan ailenin sürdürülebilirlik kültürünü paylaşmıyordu. “Çocukken bazen utanırdım” diye itiraf ediyor. "İnsanlar benimle dalga geçer ya da bana karşı çok agresif, öfkeli ve koruyucu olurlardı.” Ama çok sağlam iradeliydi. Bir tasarımcı olmayı seçip kariyerini bu yönde çizmeye başladığında bu etik değerlere bağlı kalmaya kararlıydı; üstelik sürdürülebilirlik o zamanlar sektörde neredeyse bilinmeyen bir kavramdı. “İkiyüzlü olamayacağımı daha ilk günden biliyordum. Deri çanta ve deri ayakkabı yapıp kürk manto giyemedim” diye devam ediyor McCartney. “Etik olarak inanç sistemime tamamen aykırıydı. Ayrıcalığım nedeniyle değerlerimden ödün vermek zorunda kalmadığım için şanslıydım.”

Stella McCartney'in elleri bir kumaşın dokusunu hissediyor.
Stella McCartney 2001 yılında lüks moda evini faaliyete geçirdiğinde sürdürülebilir bir şekilde üretilmiş malzemeleri tedarik etmek neredeyse imkansızdı. Tedarikçilerle yıllarca yoğun bir şekilde çalışılarak, sayısız çözüm geliştirildi.

Ancak talih, güçlü bir öz güven duygusu ve gezegeni gelecek nesiller için koruma arzusu bile sizi ancak bir yere kadar götürüyor. Moda sektöründe sürdürülebilirlik anlayışını benimseyerek ilerlemek için tavizsiz sıkı çalışma, detaylara titizlikle ve sarsılmaz şekilde dikkat etme ve alternatif çözümler yaratma tutkusu da gerekiyordu. McCartney'nin hikayesini dinlerken, baş koyduğu yoldan sapmamak ve yarın daha fazla ilerleme sağlamak için bu değerlerin bugün hala onun için vazgeçilmez olduğunu açıkça görebiliyorsunuz. “Şirketi 2001 yılında kurduk. Ve o zamanlar moda sektöründe kesinlikle ‘sürdürülebilirlik’ diye bir kelime kullanılmıyordu. İnsanların bizi ciddiye alması zaman aldı. İlk başlarda her röportajda insanlar sadece babam ve müziği hakkında konuşmamı istiyordu. Ancak bir değişim oldu ve şimdi konuşmalar daha çok sürdürülebilirlikle ilgili oluyor.” Sürdürülebilir lüks moda eşyalarının ödün vermeden yaratılabileceği noktaya gelmek, McCartney'nin 'Ya bir yol bul, ya bir yol aç' atasözüne bağlı kalmasıyla gerçek oldu. En büyük sorun, çalışmak için sürdürülebilir malzemeler bulmaktı; piyasada hiç yoktu ve onları üretme konusunda kimse hevesli değildi.

 

"

Sürdürülebilirliği sağlamak için her zaman her şeyden haberdar olmanız gerekiyor"

Stella McCartney

Stella McCartney

1995 yılında Londra'daki Central St Martins Sanat Üniversitesi'nin moda tasarımı bölümünden mezun olan Stella McCartney, herkes için daha iyi bir dünya yaratma amacıyla sürekli olarak yeni, iyileştirilmiş sürdürülebilirlik uygulamaları ve malzemeleri tasarlıyor. Gözünü en küçük detaydan ayırmadan her zaman sismik ilerlemeler konusunda ısrarcı olmaya yönelik bu yaşam taahhüdü, onu Audi ile işbirliği yapmak için ideal bir seçim haline getirdi. McCartney, e-tron GT quattro ve RS e-tron GT'nin (derisiz iç mekan opsiyonlu) lansmanında aktif bir rol oynadı ve ona 'yarın için bugünden' mesajını yeni bir kitleyle paylaşma fırsatı tanındı.

Audi e-tron GT quattro: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 19,6–18,8 (NEDC) | 21,8–19,9 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

Audi RS e-tron GT: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 20,2–19,3 (NEDC) | 22,6–20,6 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

Audi e-tron GT quattro: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 19,6–18,8 (NEDC) | 21,8–19,9 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

Audi RS e-tron GT: kWh/100 km cinsinden güç tüketimi (ortalama*): 20,2–19,3 (NEDC) | 22,6–20,6 (WLTP)g/km cinsinden CO₂ emisyonları (ortalama*): 0
Seçilen aracın donanımına bağlı olarak aralıklarla birlikte yakıt/güç tüketimi ve CO₂ emisyonları hakkında bilgiler.

“Kendimize şunu sormaya başladık; bir elbisede organik pamuk nasıl görünür? O yüzden tedarikçimiz olan İtalya'nın en iyi fabrikalarından birine elyaf veya iplik götürür ve 'Aynı ürünü bu organik iplikten üretebilir miyiz?' diye sorardık. Çok fazla direnirlerdi. Fabrikalarının görkemli mirasından taviz vermelerini istediğimiz yönünde şeyler söylerlerdi. “O zamanlar tedarikçilerimizi gerçekten zorlamamız gerekiyordu, aksi takdirde elimizde çalışacak hiçbir şeyimiz olmazdı. Ancak şimdi çok daha geniş bir malzeme yelpazesiyle çalışabiliyoruz.”

 

Deri ve kürkün yerini alan ve McCartney'nin 'suni' olarak tanımladığı bu yapay malzemelerle ilgili son derece etkileyici olan şey, kalitesinin çok tatmin edici olması. Müşterilere durum söylenmese asla tahmin edemezler. "Her zaman daha fazla ilerleme kaydetmeye çalışıyoruz, çünkü her çözüm için istediğimizi bulmakta hala zorlanıyoruz. Suni derilerimi kaban yapmak için döküm vereceğim şekilde geliştirmek yıllarımı aldı. Daha önce sadece ayakkabı ya da çanta yapabiliyordum. Asla büyük ölçekli çalışamıyordum.” Neyse ki, arzı yönlendiren taleple birlikte sektörler bu zorluğun üstesinden geldi. McCartney, kürke hayvan dostu alternatifler gibi çözümler geliştirmek için birlikte çalışma ayrıcalığına sahip olduğu bazı büyük şirketler hakkında tutkuyla konuşuyor.

Ayakkabı, çanta ve kıyafetlerden oluşan ürünler.
Tedarik zincirinin sıkı şekilde denetlenmesi, ormanların ve tarlaların yönetilme şekli, müşterilerin hem arzulayıp hem de güvendiği sürdürülebilir lüks moda ürünleri raflarda sunmanın kilit noktasını oluşturuyor.

Peki, sürdürülebilir lüks moda ürünler yaratmak için şirketini kurduktan yaklaşık 20 yıl sonra ‘işlem tamam’ diyebilir miyiz? Bundan çok, çok uzağız diyor McCartney. “Sürdürülebilirliği sağlamak için her zaman her şeyden haberdar olmanız gerekiyor. Her şey sürekli değişiyor ve karşılaştığınız zorluklar hiç bitmiyor. Birçok şey ters gidebilir! Doğaya güveniyorsunuz. Ya dünyanın organik pamuğunuzu aldığınız bölgesinde sürekli yağmur yağarsa? Peki böcek ilacı kullanamadığınız için böcekler mahsulü mahvederse? Tedarikçiler toprağı beslemezse? Her şeyi denetlemeniz gerekiyor.” İlerlemenin öncüsü olmak korkaklara göre değil. Yine de McCartney, sadece gezegenin iyiliği için değil, aynı zamanda insanoğlunun hayatta kalabilmesi için de sürdürülebilirliği sağlamanın her sektörün üstlenmesi gereken bir görev olduğuna inanıyor.

 

"Sürdürülebilirlik, genç yaratıcıları şirketinize çekmek için çok önemli - ister giysi tasarlayın ister Audi'de giderek artan şekilde elektrikli otomobil tasarlayın. Bu onların geleceği ve bundan taviz vermeyecekler. Ve vermemeliler,” diye noktayı koyuyor. “Bana göre yapabileceğiniz en heyecan verici şey bu. Yaratıcılık ve sürdürülebilirliği bir araya getirebilirseniz, kazanırsınız.”

Mantıklı olalım